Kİ Dergi Gündemdekiler
Köşeye sıkışmış insanın romanı: Kavgam
Köşeye sıkışmış insanın romanı: Kavgam
15.06.2015
Kitap
Karl Ove Knausgaard
MonoKL
Kitabı İncele  
 

Karl Ove Knausgaard, 2009’dan başlayarak 6 cilt halinde yayımladığı otobiyografik romanı Kavgam’ın İlk cildi Türkçeye çevrildi. Hemen hemen dünya çapında “ün”e kavuşan her kitap gibi Kavgam da Karl Ove Knausgaard’ın ülkesi Norveç’te listelerin tepesine yerleşmesine rağmen pek bir ses getirmemişti. Norveç’te 500 bin adet satan kitap İngilizceye çevrilince bir anda tüm dünyada “patlamış” ve hatırı sayılır bir satış rakamına ulaşmıştı. Kavgam’ın 4. cildinin İngilizceye yeni çevrildiği notunu ekleyip kitaba gelecek olursak…
Her şeyden önce şunu söylemek gerek: Kavgam, Knausgaard’ın çocukluğu, gençliği, ailesiyle yaşadıkları, evliliği ve çevresindeki insanları anlattığı bir kitap. Bildiğimiz “roman” kurgusunun dışında bir “anlatı-roman” denilebilir Kavgam için.
Peki, nedir bu kitabın bunca çok ilgi görmesinin sırrı?
Hiç kuşkusuz ki kapitalizmin yaşama alanı bırakmayarak kendi içine kapatarak köşeye sıkıştırdığı modern insanın açmazları/çıkmazları, kitabı okuyan herkese tanıdık geldi. Her bireyin hayatı bir roman artık günümüz dünyasında.
“Kalp için hayat basittir. Atabildiği kadar atar. Sonra durur” diye başlıyor zaten Karl Ove Knausgaard Kavgam’a. İnsanın sonunun ölüm olduğunu söyleyip, sonra da sıradan sıkıntılarına, çatışmalarına çok değilse bile “eğlence”lerine geçiyor Knausgaard.
Yazar , çalışmaya başlarken, görkemli bir roman kaleme almak istediğini, ancak çocuğun bezini değiştirmeden sigara yakmaya, gençlik anılarından zihinden geçen diğer başka her şeye kadar, gündelik gerçekliklerin devreye girdiğini söylemiş.
“Kavgam” denince insanın aklına Hitler’in o meşhur kitabı gelir şüphesiz. Norveç gibi refah seviyesi en yüksek ülkelerden birinde, dört çocuğu ve eşiyle mutlu yuvasında yaşayan bir adamın hayatla nasıl bir “kavga”sı olacağına dair, ironik yaklaşmamak mümkün değil. Bu konuyla ilgili sözlerinde Knausgaard, romanın son cildinde uzun bir bölüm ayırdığı Hitler’e bakmak gereği duyduğunu ve Norveç’in aslında II. Dünya Savaşı ve Nazizm’le adam akıllı hesaplaşmadığının altını çiziyor.

Kavgam’la ilgili bilinmesi gerekenler

2014’ün ilk günlerinde, İsveç’in Malmö kentinde kimliği açıklanmayan bir adam, bir kitabevinden içeri girip seçtiği romanı ateşe verdi. Yangının çabucak söndürülmesinin ardından güvenlik güçleri tarafından tutuklanan kişi, romanı “çok kötü” olduğu için yaktığını söyleyecekti... Söz konusu kitap, yazarının vatanı Norveç’te büyük bir ilgi uyandırarak satış rekorları kırmış, yirmi iki dile çevrilmiş ve Batı’da, altı ciltlik metnin henüz tamamı yayımlanmadan büyük heyecan yaratmış olan “Min Kamp” (Kavgam) adlı eserdi.

Ben Lerner, Knausgaard etkisini Google Earth’ten herhangi bir coğrafyada bir sokağa, bir eve bakmaya benzetiyormuş.

İngilizcede yayımlandığı ilk günden itibaren James Wood’dan Sheila Heti’ye, Ben Lerner’dan Jonathan Lethem, Jeffrey Eugenides, Lorin Stein ve Zadie Smith’e varan bir yelpazede yazar ve eleştirmenler, Knausgaard’ı yere göğe sığdıramayan eleştiriler ve değerlendirmeler kaleme aldılar.

Knausgaard’ın Almanca edisyonlarında ilk üç cilt sırasıyla Ölmek (Sterben,) Sevmek (Lieben,) Yaşamak (Leben) başlıklarıyla çıkmış ve -haliyle doğrudan Hitler göndermesinden kaçınılmış; İngiltere’de ve ABD’de ise serinin ismi muhafaza edilmesine rağmen, Hitler vurgusu hafifletilerek her bir cildin ayrı bir isim de taşıması uygun görülmüş: Ailede bir Ölüm (A Death in the Family,) Âşık bir Adam (A Man in Love) ve Çocukluk Adası (Boyhood Island.)

Mehmet Onur

Tüm yazıları listele